Toprak Ana Konusu ve Özeti

Dişi Kurdun Rüyaları, Selvi Boylum Al Yazmalım ve Gün Olur Asra Bedel başta olmak üzere edebiyat dünyasına sayısız eser bırakan ünlü yazar Cengiz Aytmatov’un kaleminden çıkan ve babası Törekul ile annesi Nahime Aytmatov’a armağan ettiği Toprak Ana kitabı, ilk olarak 1963 yılında yayımlanmış, İkinci Dünya Savaşı yıllarında sönen umutları ve hazin bekleyişleri, romanın kahramanı Tolganay ile dile gelen Toprak Ana’nın diyalogları etrafında şekillendirerek okuyucuya aktarmayı başarmıştır.

Toprak Ana Konusu

Bir önceki paragrafta da kısmen ifade edildiği gibi Toprak Ana konusu itibariyle; İkinci Dünya Savaşı yıllarında birçok ailenin başına gelen dramatik sonu, kahramınımız Tolganay’ın ailesi üzerinden ifade ederek, okuyucuya savaşın hem cephede hem de cephe arkasında yarattığı yıkımları tüm çıplaklığıyla yansıtan bir eserdir.

Toprak Ana konusu kapsamında Aytmatov, Tolganay ile Toprak Ana’nın diyalogları esnasında Toprak Ana’nın sitemleri üzerinden verdiği mesajlarla savaşların durdurulması gerektiğini ve bunu yalnızca insanların başarabileceğini söyler. Cengiz Aytmatov Toprak Ana kitabında benimsediği bu farklı tarzdaki diyaloglar ile, mutluluk ve sevinç dolu günlerin yanı sıra savaşın Tolganay’ın coğrafyasında etkilerini hissettirmesi ile başlayan hüzün ve acıyı oldukça etkili bir şekilde betimleyerek adete okuyucunun ruhuna işler.

Dolayısıyla Toprak Ana konusu kapsamında verdiği mesajlar ve Cengiz Aytmatov’un doğduğu, büyüdüğü topraklara olan bakış açısının takibi açısından kesinlikle dikkate alınması ve vakit kaybedilmeden okunması gereken eserlerden biridir.

Aytmatov’un diğer eserleri de incelendiğinde bu tarz mesajlara hayli yer verdiğini görmek mümkündür. Örneğin; Gün Olur Asra Bedel kitabında kaybolan iki astronot aracılığıyla okuyucuya, yaşanabilir bir dünyanın nasıl olması gerektiği üzerine mesajlar vermiştir ve olay örgüsünün anlamlı bir hal almasını sağlamıştır.

Toprak Ana Özeti

Toprak Ana özeti noktasında ilk olarak ifade edilmesi gereken; olay örgüsünün Tolganay’ın çorak bir tarla olan Toprak Ana ile konuşmaları üzerinden şekillendiğini ve bu diyaloglara paralel olarak gelişim gösterdiğini belirtmek gerekir.

17 yaşında genç bir kız iken 19 yaşındaki Savankul ile bir hayat kuran ve kendi tarlalarını işleme hayaliyle bir köye yerleşen Tolganay, ilerleyen yıllarda üç erkek çocuk sahibi olmuş ve her birini babaları gibi toprağına sadık bir şekilde yetiştirmiştir.

Çiftçinin bütün zevki ekip biçtiğini kendinin almasıdır. İnsan için en büyük mutluluk budur.

Kasım, Muslubak ve Caynak ismindeki oğullarıyla mutlu bir hayat süren aile, Kasım’ın Aliman isimli bir genç kıza aşık olması ve onunla hayatını birleştirmesi neticesinde daha da büyüyerek, toprağı mutlu mesut işlemeye devam eder. Dolayısıyla Toprak Ana özeti kapsamında ikinci kısım olarak nitelendirebileceğimiz aşama burasıdır. Yazar, hayat verdiği karakterlerin hayata bakış açılarıyla ilgili bu aşamada kısa kesitler vererek okuyucunun, romanın temel öğelerini oturtmasına yardımcı olur.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Taş Meclisi Konusu ve Özeti

Cengiz Aytmatov'un kaleminden çıkan Toprak Ana kitabı, kitapseverlerin kaçırmaması gereken bir eserdir.

Elbette aile bireylerinin her birinin hayalleri ve idealleri farklıdır. İlerleyen yıllarda genç bir delikanlı olan Muslubak, ailesine öğretmen olma hayalini belirterek şehre yerleşir. Oğlunun köyden ayrılışı Tolganay’ın yüreğinde yıllar geçse de silinmeyecek acılara ve pişmanlıklara sebep olacaktır.. Bu noktada bir parantez açarak yazarın bu ayrılış hikayesini muhteşem bir şekilde dramatize ederek okuyucuya hayli etkilediğini ifade etmek gerekir.

Gelini Aliman’ı öz kızı gibi benimseyen Tolganay ve ailesinin hayatı İkinci Dünya Savaşı’nın tüm şiddetiyle başladığı haberleri ile sarsılır. Askere ilk çağrılan büyük oğul Kasım olurken, devamınde baba Savankul ve Muslubak da dünyayı kana bulayan bu savaşın içerisinde yer alır. Savankul’un çiftlikteki işleri bıraktığı Tolganay ile gelini arasında gelişen diyaloglar, dönemin acı hatıraları ve umut dolu yaşantıları üzerine okuyucunun fikir sahibi olmasını sağlar niteliktedir. Toprak Ana özeti açısından bakıldığında son kısmı oluşturan bu aşamada özellikle Tolganay ve gelini Aliman arasındaki diyaloglarda varlığı hissedilebilir bir umut ve bu umudun getirdiği hayata tutunma istediği, Toprak Ana kitabı bakımından takdir edilmesi gereken alanların şüphesiz başında gelir.

Savaş ve hasat arasında sıkışıp kalan hayatların hikayesini birçok tasvir ve mesaj dolu diyalog ile şekillendiren Aytmatov’un, insanlık adına üstüne düşen görevi yerine getirdiğini söylemek hiç şüphesiz yanlış bir ifade olmayacaktır.

Toprak Ana Kitabı Hakkında Düşünceler

Toprak Ana konusu açısından bakıldığında üzerinde durulan temel noktalar; savaşların kazananının asla olmadığı ve yaşantıları bir anda alt üst edebileceği çıkarımları etrafında şekillendiğinir.  Buna ek olarak Toprak Ana kitabı hakkındaki düşünceler kapsamında yapılabilecek bir ekleme de; Cengiz Aytmatov’un kaleminden çıkan bu eserin yalnızca cephede değil, cephe arkasında çekilen sıkıntılar ve sönen hayatlar hakkında fikir sahibi olmak isteyen okurların vakit kaybetmeden okuması gereken bir kitap olduğudur..

Toprak Ana kitabı hakkında düşünceler  kitabın okuruna yani okurun hayata bakış açısı ve düşünce yapısına göre farklılıklar gösterse de okurların genel düşüncesi; Aytmatov’un tarzını yansıtan bu eserin dram yönünün ağır bastığı ve yapılan betimlemeler ile zaman ve mekanın anlaşılır bir şekilde okuyucuya aktarıldığı noktasında birleşmiştir. Kitabın eleştirilen yönlerinin başında ise; doğrudan sonuç odaklı olması yani olayların özellikle giriş aşamasının hızlı bir şekilde geçilerek gelişme ve sonuç aşamalarına geçilmesi gelir.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*