Orhan Kemal Murtaza Konu ve Özeti

Türk Edebiyatı’na damga vuran ve Orhan Kemal ile özdeşleşen eserlerin başında gelen Murtaza, yayımlandığı günden itibaren birçok film ve oyuna konu olmuş bir karakterin ders dolu hikayesi olarak tanımlanabilir.

Orhan Kemal Murtaza Konusu

1952 yılında basıldığı günden itibaren aradan geçen onlarca yıllık süreye rağmen unutulmayan bir karakter meydana getirmeyi başaran Orhan Kemal, Murtaza kitabı ile ilgili;

“Yakın dostları, Murtaza’yı bu yeni haline getirmemi çok istediler. Hem de ısrarla. Kitabın üstünde  roman yazıyordu, ama o haliyle Murtaza bir roman değil, olsa olsa bir büyük hikayeydi. Murtaza’yı roman haline getirebilmek için çok çalıştım. Elimde hala yığınla malzeme var. Evet bana sorarsanız Murtaza şimdi roman oldu kanısındayım. Oldu mu, olmadı mı ? Kuzguna yavrusu şahin görünürmüş de…” ifadelerini kullanmıştır. Salt bu yorumdan yola çıkarak, Orhan Kemal’in Murtaza’ya hayat verirken ne denli emek harcadığını görmek mümkündür.

Orhan Kemal'e ait olan Murtaza eseri, hak ve adalet kavramlarını temel alan bir olay örgüsüne sahiptir.

Kaleme aldığı tüm kitaplarında dönemin Türkiyesi ve toplumsal yapısı ile ilgili okuyucuya mesaj veren ve adeta geçmişe ışık tutar bir tarzı benimseyen Orhan Kemal’in, Murtaza eserinde de bu durum aynen geçerlidir. Yazarın büyük çabaları ile romanlaştırılan Murtaza’da yer alan şu ifade şüphesiz karakterin temel özellikleri hakkında okuyucunun fikir sahibi olmasında etkendir;

“Bilir misin bre vatandaş ? Bir vazife, büyüktür bir namustan..”

Otoriteye ve görevine adeta gözü kapalı bağlı olan bekçi Murtaza’nın trajikomik romanı, yalnızca Murtaza çerçevesinde gelişmemiş, romanda yer alan birçok karakterin topluma bakış açısı ile olay örgüsü çeşitlendirilmiştir. Orhan Kemal Murtaza ile hiç şüphesiz 1950’li yılların Türkiye’sinde toplumun hak, adalet, emek ve hukuk kavramlarına bakış açıları hakkında okuyucuya fikir verecek bir karakter yaratmıştır.

“Yukarıda Allah, Ankara’da Devlet, Hükümet hem da, burda da ben, bekçi Murtaza !”

Murtaza Kitap Özeti

Murtaza kitap özeti ile ilgili temas edilmesi gereken ilk nokta; bekçi Murtaza’nın hak yemez tavırlarının Yunanistan’dan 1925 yılında göçerken başladığı, diğer göçmenler yalan beyanla birçok arsa sahibi olurken Murtaza’nın  devletine yalan söylemeyi namussuzluk sayması ile herhangi bir şekilde mal varlığını arttırmadığıdır. Yazar Murtaza’nın bu davranışını kitabın ilerleyen bölümlerinde diğer karakterlerce alay konusu haline getirecek, böylece o dönem “tilkilik, çakallık ya da kurnazlık” yapmayan insanların, toplum gözünde sahip oldukları itibar hakkında okuyucuyu deyim yerindeyse aydınlatacaktır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Handan Konusu ve Özeti

Orhan Kemal Murtaza konusu ile ilgili değinilmesi gereken temel nokta; bekçi Murtaza'nın verdiği yaşam mücadelesinin temel alındığıdır.

Hatırlamam ben, anlatır büyüklerim, dökmüş mübarek kanını kutsal vatan topraklarına Balkan Harbi’nde. Yeter bu şeref hem de şan bana, ne lazım tarla ? Ne lazım konak ? Ne lazım at, araba ? Dolaşır benim de damarlarımda şükür, dayım Hasan Bey’in mübarek kanı !

Murtaza kitap özeti denildiğinde hiç şüphesiz bekçi Murtaza’nın Balkan Harbi’nde savaşan Kolağası Hasan Bey’den bahsetmemek olmaz. Murtaza için bir önder, idol olan Hasan Bey, Murtaza’nın yaşamı boyunca ulaşmak istediği fakat bir türlü ulaşamadığı yiğitliği simgeler. Bu nedendendir ki Murtaza, oğullarının Kolağası Hasan Bey’e benzemelerini ve onun gibi asker olmalarını istemiştir. Peki, “Murtaza oğullarından umduğunu bulmuş mudur ?”, şüphesiz bu sorunun yanıtını kitapseverlerin Murtaza’yı okuduktan sonra vermesi gerekir.

Bir önceki paragraflarda da ifade edildiği gibi Orhan Kemal eserlerinin en belirgin özelliği, romanın yaşandığı toplumun olaylara ve bireye bakış açısına dair verdiği mesajlardır. Bu açıdan bakıldığında Murtaza kitap özeti ile ilgili değinilmesi gereken son nokta; Murtaza’nın, hastalanan kızını götürdüğü doktorun tavırları olmalıdır. Görevi savsaklama, vatandaşı aptal yerine koyma ve insanların acizliğinden yararlanma kavramlarının vücut bulmuş hali olan doktor ile Murtaza arasında geçen diyalog, yozlaşan Türk toplumunun adeta küçük bir özetidir.

Orhan Kemal'in yetenekli kaleminden çıkan ve 1952 yılında yayımlanan Murtaza eseri.

2 kız ve 2 oğlan olmak üzere 4 çocuk sahibi vatanperver, namuslu fakat mahalle halkının deyimiyle bir o kadar da ‘enayi’ Murtaza’nın, içerisine düştüğü geçim derdine rağmen hak, adalet ve görev kavramlarına olan inancını asla yitirmemesi, şüphesiz Murtaza’nın Türk Edebiyatı’ndaki unutulmaz karakterler arasında yerini almasında önemli bir rol oynamıştır.

Tüm bunlara bakıldığında, Orhan Kemal’in kaleminden çıkan Murtaza’nın, kitapseverler tarafından vakit kaybetmeden okunması gereken bir eser olduğu, gönül rahatlığı ile ifade edilebilir.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*