Kurt Kanunu – Kemal Tahir

İlk olarak 1969 yılında basılan ve konusu itibariyle Mustafa Kemal’e (Kemal Tahir’in kitaptaki deyimiyle Sarı Paşa’ya) yapılması planlanan İzmir Suikasti’nin perde arkasında geçen olaylara odaklanan Kurt Kanunu romanı, en genel ayrım ile iki alanlı bir kitap olarak nitelendirilebilir. Kurt Kanunu bir yönü ile; Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine damga vuran ve kader ortaklığını üstlenen İttihatçılık, bir yönü ile de; Mustafa Kemal Paşa ve devrimci bürokrasinin aldığı sert kararları irdeler.

Kurt Kanunu Konusu

İzmir’de Mustafa Kemal’e suikast düzenlemek amacıyla bir plan yapan üç suikastçinin Gülcemal vapuruyla İzmir’e yola çıkması ile başlayan Kurt Kanunu romanı, olayların gelişimi ve yazarın olaylara bakış açısı temel alınır ise üç bölüme ayrılan bir eser olarak ifade edilebilir. Elbette romanın niceliksel olarak ifadesi olan bu üç temel bölüm de kendi içerisinde çeşitli kritik noktalara ve özel incelemelere sahiptir. Romanın ilk iki bölümüne bakıldığında; Osmanlı Devleti’nin son dönem siyasal ve toplumsal kargaşası ile Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki siyasi yapı hakkında çeşitli gözlemleri yansıtan tespitlerin olduğu fakat olayın aksiyonun yönünün daha ağır bastığını söylemek mümkündür. Dolayısıyla Kurt Kanunu konusu itibariyle ilk sinyalleri romanın birinci bölümünde verirken, ilerleyen safhalarda okuyucuya gönderilen bu sinyallerin sıklığı ve şiddetli artar.

Romanın üçüncü bölümünde ise konu tümüyle eleştirel bir bakış açısı halini alır. Tabii bu eleştirel durumu ortaya çıkartan, olayların devamlılığı ve romanımızın kahramanları Abdülkerim Bey ve Küçük Bey yani Kara Kemal’ın akıbetinin de neticelenmesi gerekliliğidir. Diğer Kemal Tahir romanları ile kıyaslandığı Kurt Kanunu romanı en dikkat çekic nokta; olayların akışı içerisine yerleştirilen siyasi ve toplumsal eleştirilerin bütünleşik bir yapıda olmasıdır. Burada bahsedilen bütünleşik yapının tam anlamıyla aynı olmasa da bir benzerinin Yorgun Savaşçı romanı için de kurgulandığını söylemek mümkündür. Yorgun Savaşçı’da da, kaçakların saklanmak zorunda kaldığı evde, bulundukları durumun öncesine ve sonrasına getirdikleri eleştiriler, aslında bakılacak olursa Kemal Tahir ekolünün temel yapıtaşını oluşturur. Kemal Tahir’in kaleminden çıkan romanların bütünü incelendiğinde dönem bazlı değerlendirmelerin olay örgüsü içerisindeki büyük etkisini görmek mümkündür.

Diğer romanlarından farklı olan Kurt Kanunu’nda Cumhuriyet döneminde uygulamaya alınan ve toplumsal yapıyı doğrudan etkileyen kararlara karşı daha sert eleştiriler getiren Kemal Tahir, İttihatçılık kavramının ve İttihatçıların, Cumhuriyet’in kurucu kadroları üzerinde yaptığı etkiye geniş bir perspektiften değinmeye çalışmıştır. Tabii bu perspektifte yalnızca Cumhuriyetçi kadroların bakış açısını değil, İttihatçıların da bakış açısını okuyucuya aktarmaya çalışarak, durum değerlendirmesini roman özelinde okuyucuya bırakmıştır.

Tüm bunlara bakıldığında; Kurt Kanunu konusu kapsamında yapacağımız temel değerlendirmenin; Cumhuriyet’in siyasal ve toplumsal etkileri noktasında birleştiği ve yalnızca Cumhuriyet’in ilk dönemini temel almadığı, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde kalan hesaplaşmalara da ince detaylarıyla değindiği tespiti, yerinde bir ifade olacaktır.

Kurt Kanunu Özeti

Kurt Kanunu özeti ile ilgili bir önceki paragraflarda değindiğimiz üzere; Gülcemal Vapuru’nda başlayan romanın, kadın düşkünü hovarda Abdülkerim’in Naciye’yi görmesi ve onun peşine takılmasıyla hareketlendiğini söylemek mümkündür. Mustafa Kemal Paşa’ya suikast düzenlemeye giden ekibin başarız ihtimali arttıkça, kendisi dahili olmadan adı olay içine karıştırılan Küçük Bey de işin içine dahil olacak, Kemal Tahir, kurguladığı eleştirilerin önemli bir kısmını bu aşamadan sonra okuyucuya aktaracaktır.

“Ak koyun, kara koyun nerde belli ? Geçitte… Hangi geçitte ? Korkulu geçitte… Korkulu geçit nere ? Mert ile namerdin ayrıldığı bopaz… Ne denilmiştir: ‘Mert dayanır, naber kaçar.’ denilmiştir. “

Küçük Bey’in adını suikast olayına karıştıran Abdülkerim her ne kadar bu durumdan pişman olsa da, olaylar ve kovalamaca onları yaşamdan koparacak, sürekli tetik halinde yaşamalarına neden olacaktır.  Kitabın ikinci bölümünde Semra Hanım’a sığınan kaçaklar, kendi aralarında durum değerlendirmesi yapacak ve Kara Kemal Bey’in deyim yerindeyse içindekileri dökmesi bu noktada başlayacak, eski dostu Emin Bey ile olan sohbetlerinde de doruğa ulaşacaktır. Dolayısıyla Kara Kemal Bey’in de olayların içine dahil olması, Kurt Kanunu özeti kapsamında bir dönüm noktası olarak ifade edilebilir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Yorgun Savaşçı Konusu ve Özeti

Abdülkerim Bey’in eski arkadaşlarından biri olan Semra Hanım’da köşeye sıkışan ve yakalanmamalarına rağmen kurulan İstiklal Mahkemesi’nde yargılanmaya başlayan kaçaklar, köşeye sıkışmaları dolayısıyla Semra Hanım’ın çiftliğine sığınırlar ve bu esnada tüm ülkede kaçakların fotoğrafı yayılır. Çiftlikte de bir süre saklanan ikilinin sonunu getirecek olan olayların başlangıcı; Abdülkerim Bey’in kadın düşkünlüğü olacak, çiftlikteki kömürcünün karısının peşine düştüğü sırada oradan geçen bir tüccar ile karşılaşması, daha da köşeye sıkışmalarına neden olacaktır.

” Her zaman olduğu gibi, gene kravatlılar dayanmış, elinden silahı, dilinden adam vurmayı düşürmeyen kabadayılar hiç utanmadan köpekleşmişti. “

İlk paragraflarda da belirtildiği gibi roman, aksiyon ve verdiği mesajlar olmak üzere iki yönde değerlendiriliğinde, aksiyon yönünün zaman zaman düşse de, okuyucuyu hep olay içerisinde tutacak düzeyde olduğu ve suikastçiler ile tertpiçilerin akıbetlerinin ne olacağı sorusunun yanıtının büyük bir merakla beklediğinin altı çizilmelidir. Kitabın sonlarına doğru Emin Bey ile Kara Kemal Bey’in arasında geçen diyaloglar gerçek bir hesaplaşma evresine sahne olacak, deyim yerindeyse düğümün çözüldüğü kısma geçiş yapılacaktır.

” Gurbet hala bir zaman söylendi, sebep olanlara beddualar yağdırdı. Peygamber postunda oturan koca Aliosman padişahını kovmuşlar, hoplayıp tahtına kurulmuşlardı. Ne istiyorlardı bunlar, Allah’tan belalarını mı ? “

Kemal Tahir Kurt Kanunu romanı kapsamında yaptığımız genel incelemeye bakarsak; Kurt Kanunu’nun, Kemal Tahir romanları içerisinde kapsamı ve değindiği konular ile özel bir yere sahip olduğunu, her ne kadar aksiyon yönü diğer tarihi romanlara kıyasla düşük kalsa da, eleştirel yönünün vurucu olduğunu ve İttihatçı-Cumhuriyetçi çekişmesinin romana aktarılması yönüyle Türk Edebiyatı için çok önemli bir eser olduğununun altını çizmek gerekir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*