Kemal Tahir Kısaca Hayatı ve Eserleri

Özellikle yaşamının son döneminde kaleme aldığı romanlardan başlıcaları olan Devlet Ana, Kurt Kanunu, Esir Şehrin İnsanları ve Köyün Kamburu ile Türk Edebiyatı’na damga vuran Kemal Tahir’in hayatı ve eserleri şüphesiz Türk Edebiyatı’nın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.

Kemal Tahir Kısaca Hayatı

Türk Edebiyatı’nın en üretken isimlerinden kabul edilen Kemal Tahir’in yaşantısının tüm yönlerinden bahsetmek hiç şüphesiz bu yazının kapsamını ve maksadını aşacaktır. Dolayısıyla ilk etapta Kemal Tahir kısaca hayatı başlığı altına yazarın yaşantısına ilişkin genel bilgiler vermek ve devamında Kemal Tahir’in kaleminden çıkan eserlerden bahsetmek gerekir.

15 Nisan 1910’da Osmanlı Devleti’nin payitahtı İstanbul’da Deniz Subayı ve 2. Abdülhamid’in yaveri bir babanın evladı olarak dünyaya gelen Kemal Tahir, hayata gözlerini 21 Nisan 1973’de İstanbul’da yumacaktır.

Yaşadığı dönem itibariyle birçok tarihi olayı gözlemleme şansı elde eden Kemal Tahir, daha çocuk yaşlarda şiir ve öykü ile ilgilenmeye başlamıştır. Galatasaray Lisesi’ndeki öğrencilik hayatını yarıda bıraktıktan sonra avukat katipliği ve ambar memurluğu gibi çeşitli meşgalaler ile uğraşan Kemal Tahir, takip eden yıllarda Haber, Vakit ve Son Posta gazetelerinde çevirmenlik ve muhabirlik başta olmak üzere birçok farklı alanda görev almasının yanında Tan Gazetesi’nde Yazı İşleri Müdürlüğünü de üstlenmiştir.

1938 yılında ‘Askeri İsyana Teşvik’ suçundan ötürü Nazım Hikmet ile birlikte Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde yargılanarak 15 yıl hapise mahkum edilen Kemal Tahir, Çankırı ve Çorum başta olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinde 12 yıllık cezasını doldurduktan sonra gelen 1950 yılındaki af ile tahliye edilmiştir.  6-7 Eylül olaylarına katıldığı gerekçesiyle 1955 yılında bir kez daha hapishaneye girecek olan Kemal Tahir bu kez 6 ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılacaktır.

Kemal Tahir ve Nazım Hikmet'in birlikte geçirdiği hapishane yıllarından bir fotoğraf.

Hapishane yılları Kemal Tahir için adeta birçok romanın temelini oluşturduğu yıllardır. Özellikle halkın çektiği sıkıntıları ve karşılaştığı problemleri daha iyi analiz etme şansına sahip olduğu bir ortamdan çıktıktan sonra birçok roman kaleme alarak, Türk toplumunun hassas ve çürümüş olarak nitelendirilebilecek noktalarına temas edecektir.

Kemal Tahir, yaşama gözlerini yumacağı 1973 yılına kadar toplum içerisinde birçok farklı kitlenin sorunlarını gün yüzüne çıkartacak eserler kaleme alarak, Türk Edebiyatı’nın unutulmazları arasında yerini alacaktır.

Kemal Tahir’in kısaca hayatı ile ilgili bilgiler verdikten sonra, Kemal Tahir eserleri kapsamında hafızalara kazınan yapıtlara değinmek gerekir.

Kemal Tahir Eserleri

Kemal Tahir eserleri hiç şüphesiz her Türk gencinin vakit kaybetmeden okuması gereken yapıtlardır.

Bir önceki paragraflarda da sıkça ifade edildiği gibi Kemal Tahir’in eserlerinin temelinde yatan nokta; ele aldığı toplumsal yapının çürümüşlüklerini okuyucuya belirgin şekilde aktarmasıdır. Dolayısıyla kaleme aldığı eserlerin çoğunda sisteme ve sistemin işleticilerine olan sitemlerini dile getirmiştir ifadesinin altı kalın çizgilerle çizilmelidir.

Kemal Tahir’in kaleminden çıkan yapıtları şu şekilde sıralamak mümkündür;

  • Sağırdere

Köylü Mustafa’nın, çalışmak amacıyla gittiği Ankara’da karşı karşıya kaldığı acı gerçekleri konu edinerek, köy ve kent yaşamı arasındaki farklılıkların işlendiği Sağırdere romanı,  Mustafa ile sevdiği kız arasındaki ilişki çerçevesinde gelişen olaylar ile köy yaşamının normlarını tüm çıplaklığı ile ortaya koyar. Kemal Tahir eserleri içerisinde ilk olma özelliği taşıyan Sağırdere, salt köy ve kent yaşamı arasındaki farklılığı ortaya koymaktan ziyade, köyde yaşayan bireylere şehrin çirkin yüzünün nasıl gözüktüğü ve gurbetçiler şehir ortamına nasıl adapte olduğu ya da olamadığı konuları işlemesi yönünden de oldukça değerli bir eserdir.

1952 yılında Yeni İstanbul Gazetesi’nde yayımlanmaya başlayan ve 1956 yılında kitap haline getirilen Esir Şehrin İnsanları, Anadolu’da Kurtuluş Savaşı mücadelesi verilirken işgal altındaki İstanbul’un bu mücadeleye ve işgal ordularına bakışını zaman zaman çoşkulu, zaman zaman da dramatik şekilde işleyen bir roman olarak tarif edilebilir.

  • Körduman

Sağırdere romanının devamı niteliğinde olan ve İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıcındaki Anadolu’yu temel alan Körduman, Anadolu insanının kültürel ve tarihi bağları ile olan ilişkisinin incelendiği, dönemin Anadolu’sunun yapısını ortaya koyan nadidane eserlerden biridir.

  • Rahmet Yolları Kesti
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Yazarlar Hakkında İlginç Bilgiler

Anadolu köylerindeki eşkıyalık ve ağalık kavramlarının incelendiği Rahmet Yolları Kesti romanı, iki eski eşkıyanın genç bir köylü güzelini kaçırmak için yaptığı planlar çerçevesinde şekillenerek, köylünün neden eşkıya ve ağalık kavramlarına ihtiyaç duyduğunun yanıtlarını arar.

  • Yediçınar Yaylası

Çorum ve çevresinde geçen Yeniçınar Yaylası romanı, Kemal Tahir’in Köyün Kamburu ve Büyük Mal romanları ile oluşturacağı üçlemenin ilk kitabıdır. Tanzimat’ın ilanından Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümüne kadar geçen dönemin işlendiği bu üçleme, Anadolu insanının yakinen tanınması açısından oldukça önemli bir eserdir.

Türk Edebiyatı’nın usta isimlerinden biri olan Cemil Meriç, yalnızca Yeniçınar Yaylası özelinde değil, Kemal Tahir eserleri bütünüyle değerlendirildiğinde şu yorumu yapmıştır;

“Bir neslin yüz akıdır Kemal Tahir. Türk düşüncesine ufuklar açmıştır. Türk romanının en yiğit, en güçlü, en büyük temsilcisidir. Belki de çağdaş romanın demeliydim…”

  • Köyün Kamburu

Kemal Tahir'in kaleminden çıkan Köyün Kamburu romanı.

Yeniçınar Yaylası’nın devam kitabı olan Köyün Kamburu’nda Kemal Tahir, hemen hemen bütün eserlerinde olduğu gibi ele aldığı toplumun yapısı ve düşünce sistemi hakkında okuyucuya doğrudan doğruya mesajlar verir.

  • Esir Şehrin Mahpusu

Esir Şehrin İnsanları üçlemesinin ikinci kitabı olan Esir Şehrin Mahpusu, Anadolu’da verilen Kurtuluş Savaşı’nın son aşamasına odaklanarak, İstanbul’daki ve Anadolu’daki ihanetleri, sevinçleri ve üzüntüleri işler.

Esir Şehrin İnsanları üçlemesinin ilk kitabı, seri içerisinde en çok ilgi çeken roman olmuştur.

  • Kelleci Memet

40’lı yıllarda Çankırı Cezaevi’nde köydeki ağasını yanlışlıkla vurduğundan dolayı yatan 15 yaşındaki Kelleci Mehmet’in hikayesinin anlatıldığı bu roman, konusunun yanında Kemal Tahir’in Türk dilini ustalıkla kullanması bakımından ön plana çıkan eserler arasında yerini almıştır.

İşgalcilere direnişin başladığı Anadolu’yu ve bu direnişe açıktan olmasa da destek veren İstanbul vatanperverlerinin yaşamının anlatıldığı Yorgun Savaşçı, Cehennem Topçu Cemil’in olağandışı hikayesi ile adete okuyucuyu etkisi altına almakta ve Kurtuluş Savaşı gibi müphem ve karmaşık bir konuyu, genelin anlayabileceği bir seviyeye indirgemektedir.

  • Devlet Ana

Kemal Tahir eserleri içerisinde Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan önceki zaman dilimini ve ortamı anlatan yegane eserlerden olan Devlet Ana, Selçuklu’nun egemen olduğu Anadolu’da filizlenen bir imparatorluğun ortaya çıkışını ve Osmanlı Devleti’nin ilk döneminin yapısını esas alan bir romandır.

Kemal Tahir eserleri içerisinde hiç şüphesiz Devlet Ana'nın ayrı bir yeri vardır.

1967 yılında yayımlanan Devlet Ana romanı, 1968 yılında Türk Tarih Kurumu Roman Ödülü’ne layık görülmüştür. Buna ek olarak Devlet Ana’nın, Kemal Tahir eserleri içerisinde en çok okunan eser olduğunu da ifade etmek gerekir.

  • Bozkırdaki Çekirdek

Cumhuriyet’in ilk dönemine damgasını  vuran ve aradan yıllar geçmesine rağmen günümüzde de tartışma konusu olarak varlığını sürdüren Köy Enstitüleri’nin incelendiği Bozkırdaki Çekirdek, Kemal Tahir’in kendine özgü bakış açısıyla ortaya çıkarttığı devrim niteliğindeki eserlerin başında gelir.

  • Kurt Kanunu

Genç Cumhuriyet’in en önemli olaylarından biri olan İzmir Suikasti’nin arkasındaki sır perdesinin aralandığı Kurt Kanunu, yalnızca suikast temelli kalmayıp, bu olay çerçevesinde gelişen iktidar mücadelesini de ele alır.

Attila İlhan’ın kaleminden çıkan Gazi Paşa’da yer alan şu diyalogun arkasındaki olayların incelendiğini ifade etmek yanlış olmayacaktır;

Halide Edip Hanım, işi şakaya dökecektir:

‘…neyse, artık İzmir’de bol bol istirahat edersin.’

Mustafa Kemal Paşa, kahkahayla gülüyor:

‘…istirahat mi? İstirahat ha?’  Birden ciddileşip ilave etti: ‘…hele İzmir’i kurtaralım!.. Korkarım ondan sonra birbirimizi yiyeceğiz… Kafalarımız uymuyor!..’

Kemal Tahir eserleri, ele aldığı dönemin yapısına ışık tutma özelliği taşır.

  • Büyük Mal

Cumhuriyet’in ilk yıllarının ve İzmir Suikasti ile sarsılan yapının işlendiği Büyük Mal, Türk toplumunun dönüşümünü kültürel ve tarihi bağları çerçevesinde inceleyen bir eser olarak tarif edilebilir.

  • Yol Ayrımı

Esir Şehrin İnsanları üçlemesinin son kitabı olan Yol Ayrımı, Kurtuluş Savaşı’nın zaferle tamamlanmasından sonra Anadolu ve İstanbul’da değişen yaşama odaklanan, Türkiye’de esen demokrasi rüzgarını okuyucunun iliklerine kadar hissetmesini sağlayan bir eserdir.

Görüldüğü üzere Kemal Tahir romanları için ortak nokta; romanın temel unsurlarından olan zaman ve mekan kavramlarını tüm detaylarıyla işleyerek dönemin toplumasal yapısı hakkında okuyucuyu aydınlatıcı niteliğe sahip olmasıdır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*