Hayatımızın En Güzel Yılları

Başrollerinde Cüneyt Arkın ve Müşerref Tezcan’ın rol aldığı Hayatımızın En Güzel Yılları filmi oyuncu kadrosunda bu iki ismin yanı sıra; Bilal İnci, Süleyman Turan ve Bora Ayanoğlu gibi yetenekli isimler de yer alır. 

Hayatımızın En Güzel Yılları Filmi Konusu

Çekimleri 1972 yılında tamamlanan ve 1973 yılının Şubat ayında beyaz perdeye aktarılan Hayatımızın En Güzel Yılları filminin yönetmen koltuğunda Süreyya Duru otururken, senarist koltuğunda ise Erdoğan Tünaş yer almıştır.

Çocukluk yıllarının ayrılmaz dört arkadaşı ve bu grup içerisinde Murat ile Lale’nin aşkını konu edinen Hayatımızın En Güzel Yılları filmi, Cüneyt Arkın’ın senaryo itibariyle kötü adam tarafına küçük de olsa ufak bir adım atması yönüyle diğer Cüneyt Arkın filmleri arasında farklı bir yöne sahiptir. Murat (Cüneyt Arkın), Lale (Müşerref Tezcan), Necdet (Süleyman Turan) ve Kemal (Bora Ayanoğlu) çocukluk yıllarının unutulmaz arkadaşlıklarını kaybetmemiş  ve birbirlerine her yılın belirli bir gününde aynı yerde toplanma sözü vermişlerdir.

Hayatımızın En Güzel Yılları filminin başrollerinde Cüneyt Arkın ve Müşerref Tezcan yer alır.

Balıkçı bir babanın (Kemal İnci) oğlu olan ve annesi küçük yaşta kaybeden Murat için oldukça dramatik olsa da, Hayatımızın En Güzel Yılları filminin başlangıç noktası kabul edilen olay; Lale’yi babasından istemeye gittiğinde karşılaştığı muameledir. Murat, babasının ihtiyaç duyduğu 3 bin TL’yi bulmak için çıktığı yolda Necdet’in çalıştığı bir gazinoda dövüşecek ve hayatını değiştirecek olan menajer Hakkı Baba (Necip Tekçel) ile tanışacaktır. Filmin bundan sonra için işler her ne kadar tahmin edilebilir ilerlese de, Hayatımızın En Güzel Yılları filmi konusu ve oyunculuk performansı ile deyim yerindeyse buram buram Yeşilçam kokan bir yapıttır.

Boksörlük macerasında hızlı bir yükseliş ve öngörülebilir bir düşüşe geçen Murat için ters giden arkadaşlıklar, doğduğu ve büyüdüğü çevreden kopuşlar, Cüneyt Arkın’ın alışılagelmişin dışında duygusal bir role bürünmesi gerekliliğini ortaya çıkarttığından izleyiciye oldukça keyifli dakikalar yaşattığını söylemek mümkündür.

Tüm bunlara bakıldığında Hayatımızın En Güzel Yılları filmi ile ilgili varılabilecek genel yargı; Yeşilçamseverler için kaçırılmaması gereken bir film olduğu ve dönem dönem klasikleşen bir yapıya bürünse de özellikle yurt dışındaki milliyetçili dokundurmalar ve dibi görmüş bir adamın çaresizliği kokan sahneleri ile Cüneyt Arkın’ın unutulmaz filmleri içerisinde yerini aldığıdır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*