Handan Konusu ve Özeti

“Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nın üretken isimlerinden biri olan Halide Edip’in kaleminden çıkan ve ilk kez 1912 yılında Tanin gazetesinde bölüm bölüm yayımlanan Handan, yayımlandığı dönemde büyük ses getiren ve günümüz aile yapısına da ışık tutması ile ön plana çıkan bir romandır.”

Handan Konusu 

Halide Edip’in deyim yerindeyse benliğini yansıtan nadir romanlarından biri olan Handan, konusu itibariyle bakıldığında, Osmanlı’nın son döneminde kadın erkek arasındaki ilişkilerini ve evlilik bağına olan bakış açısını esas alır. Handan romanı konusu kapsamında değinilmesi gereken bir diğer nokta da, kitapta deyim yerindeyse yan konu olarak işlenen dönemin fikir akımlarıdır. Halide Edip, Nazım karakteriyle okurlarına sosyalist bakış açısından kısaca bahsetmiş ve muhtemelen o dönem okuyucularına, bilgi alma imkanı kısıtlı olan bir alanda fikir yürütme imkanı vermeyi amaçlamıştır.

Dolayısıyla Handan romanı konusu itibariyle içerisinde birçok farklı alt kademeye ayrılan ve yazıldığı dönemin toplumsal dinamiklerine bakıldığında kaleme alınması cesaret isteyen konulara değinen bir romandır ifadesini kullanmak yerinde olacaktır.

Handan Özeti

Halide Edip’in karakterini ortaya koyduğu eserlerin başında gelen Handan’ı özetlemeden önce, romanın temel ögeleri olan karakter ve zaman kavramında değinmek gerekir. Romanın geçtiği zaman dilimi, Osmanlı’nın son döneminde hayli etkin bir olan 2. Abdülhamit dönemidir.

Adından da anlaşılabileceği gibi romanın ana karakteri Handan’dır ve Halide Edip olay örgüsünü doğal olarak bu karakter üzerinden kurgulamıştır. Handan’a yardımcı olarak ön plana çıkan karakterler ise halasının kızı Neriman ve onun eşi Refik Cemal’dir. Bunun yanında; Handan’ın ilk aşkı Nazım ve eşi Hüsnü Paşa ile Refik Cemal’in arkadaşı Server de, romanda yer alan karakterlerdir.

Handan romanı özeti noktasında birçok farklı dönüm noktası olsa da, Neriman ile Handan’ın çocukluk yıllarını başlangıç olarak kabul etmek sağlıklı bir bakış açısı olacaktır. Çocukluk yıllarından itibaren birbirlerine sırdaş ve iyi bir dost olan Handan ile Neriman, evlilik yaşlarında geldiğinde Neriman ile Refik Cemal’in evlenmesi uygun görülür. Romanın ilk bölümünde bu olaylar Halide Edip tarafından detaylı bir şekilde anlatılarak, okuyucunun aklında soru işareti kalmamasına özen gösterilmiştir.

Mutlu başlayan Neriman ve Refik Cemal evliliği, hiçbir şekilde sekteye uğramadan romanın sonuna dek bu şekilde devam edecektir. Burada; Neriman’ın, Handan için yaptığı fedakarlıkların yazar tarafından oldukça güzel betimlendiğini ifade etmek gerekir. Neriman’ın Handan’a verdiği değerin en önemi göstergelerinden biri; ilk doğan çocuğuna Nazım ismini koymasıdır. Kitabın akışı içerisinde bu esnada Handan ile Nazım’ın kısa süren hikayesine değinen yazarın, olayların gidişatı noktasında okuyucuyu yorum yapmaya zorladığı görülür.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  22/11/63 - Stephen King

Sosyalist Nazım ile Handan’ın mutlu sona ulaşmayan hikayesinde Nazım’ın hapishanede ölmesi ve ülküsü ile bağdaştırdığı Handan’ı suçlayan bir mektubu geride bırakması, romandaki olayların gelişiminin önünü açar.

Nazım’ı unutamayan fakat yaşantısına devam etmekte de kararlı olan Handan, kendisiyle severek ve isteyerek evlenen Hüsnü Paşa ile Paris’e taşınır. Fakat Hüsnü Paşa, yazarın deyimiyle gözü sürekli dışarıda olan bir eştir ve Handan’ı aldatmayı kendine alışkanlık edinen bir yapıya sahiptir.

Neriman ve Refik Cemal çiftinin Avrupa’ya geçici süreliğine yerleşmesi, Hüsnü Paşa ile Handan evliliğinde giderek artan problemlerin gün yüzüne açık bir şekilde çıkmasına sebep olur. Bu dönemde Hüsnü Paşa, 3 aylık gibi uzun sayılabilecek bir süre boyunca Handan’dan ayrılacağını ve bu sürenin bitiminde geri döneceğini iddia ederek ortadan kaybolur.

Hüsnü Paşa’nın ayrılığının etkisi romanın ana karakterinde yıkıcı olur ve tedavi görmek amacıyla İtalya’nın bir bölgesine Sister Jonatte ve Refik Cemal ile birlikte yerleşmek zorunda kalır. Bu dönemde Handan, Refik Cemal’e aşık olur fakat bu durumu bir türlü kendine açıklayamaz. Nitekim Refik Cemal için de bu tarz bir durum söz konusudur.

“Gel, Refik Cemal, sevgilim. Bunların hepsi sen. Bu çehreler, bu hayaller, bu denizler, dağlar, tozlu yollu memleketler, bu benimle oynayan kumral çocuk hepsi, hepsi, hatta bu tabut bile… Gel, sevgili, sevgili Refik Cemal…”

Romanın son bölümüyle ilgili okuyucuların bir kısmını tatmin olmasına rağmen önemli bir kısmı için de bu son yeterli olmamıştır. Handan romanı geneline bakıldığında, en çok eleştirilen noktanın kitabın son bölümü olduğunu açık bir şekilde belirtmek gerekir.

Tüm bunlara rağmen, Türk romanı içerisinde hayli güçlü bir yere sahip Halide Edip’in cesur ifadelerle kaleme aldığı Handan, kitapseverlerin özellikle de dram ve romantizmi bir arada yaşamak isteyen bireylerin bir an önce temin ederek okuması gereken bir eserdir.

1 geri izleme / bildirim

  1. Halide Edip Adıvar ve Eserleri | Kitap ve Film Özetleri

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*