Gün Olur Asra Bedel Konusu ve Özeti

1980 yılının Mart ayından tamamlanarak aynı yıl içerisinde basılan ve Cengiz Aytmatov’un en çok okunan romanlarından biri olan Gün Olur Asra Bedel, konusu itibariyle içerisinde birçok farklı alanı ve tarzı barındıran bir roman olarak ifade edilebilir.

Gün Olur Asra Bedel Konusu

Gün Olur Asra Bedel, Aytmatov'un en beğenilen eserleri arasında yer alır.
Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un kaleminden çıkan Gün Olur Asra Bedel.

 

Gün Olur Asra Bedel konusu hakkında etraflıca bilgi vermeden önce romanın temel öğeleri olan zaman, mekan ve karakter kavramlarına değinmek gerekir. Aksi takdirde romanın konusunun tam manasıyla anlaşılması mümkün olmayacaktır.

Aytmatov’un kaleminden çıkan ve Sovyet Rusya baskısı/hakimiyeti altındaki Boranlı Köyü’nde geçen bu muhteşem eserin ana karakteri Boranlı Yedigey’dir. Boranlı Yedigey’in yanısıra can dostu Kazangap, karısı Ukubala, komşuları Abutalip, Zaripa, Uzul Edilbay da romanda yer alan karakterler arasındadır.

Boranlı Yedigey, yazarın ifadesiyle ucu bucağı görünmeyen Sarı Özek bozkırındaki köylerden biri olan Boranlı’da tren istasyonu görevlisi olarak hayatına devam etmektedir. Nitekim, kitabın ilk sayfalarında yani olayların başlangıcında, karısı Ukubala can dostu Kazangap’ın ölüm haberini getirdiğinde de Yedigey’i raylardaki görevinin başında bulacaktır.

Gün Olur Asra Bedel kitabında Aymatov, verdiği ince mesajlar ile adeta okuyucuyu kitap boyunca bir düşünceye hazırlamıştır.
Trenler ise doğutan batıya, batıdan doğuya gider gelirdi…

“Ukubala’nın, eşi Yedigey’e getirdiği ölüm haberiyle başlayan olaylar, Yedigey’in Kazangap ve Boranlı Köyüyle ilinti olan anılarıyla şekillenecek, Ana Beyit mezarlığına yapılan yolculukla doruğa ulaşacak ve Sarı Özek Uzay İstasyonu’nundaki Parite 1-2 ve 2-1 astronotlarının maceralarıyla da renklenecektir.”

Bu aşamada Sarı Özek Uzay İstasyonu bahsine değinmeden geçmemek gerekir. Aytmatov, yetenekli kalemiyle romanın temel akışı içerisine öyle güzel bir bilim kurgu akışı yerleştirmiştir ki, insanlık için temenni ettiği iyi dileklerini bilim kurgu yoluyla okuyucuya ulaştırmayı başarmıştır.

Dolayısıyla, Uzay İstasyonu’nda görevli astronotların başından geçen olaylar, Gün Olur Asra bedel konusu kapsamında geliştirici ve okuyucunun kitaba olan ilgisini yoğunlaştırıcı özelliktedir ifade yanlış olmayacaktır.

“Genel ifadelerle bakılacak olursa yazar; bozkırdaki yaşamı, Sovyet baskısı altındaki ülkenin ve vatandaşların genel sorunlarını, insanlığın içerisinde bulunduğu acınası durumu Boranlı Yedigey aracılığıyla okuyucuya romanın derinliklerine gizlenmiş mesajlar ile anlatmaya çalışmıştır.”

Aytmatov’un kaleminden çıkan kitaplar içerisinde belki de popülaritesi en yüksek kitaplardan biri olan Gün Olur Asra Bedel’in bu başarısında şüphesiz özenle seçilen konusunun büyük payı vardır. Elbette Aytmatov konuyu harika bir şekilde işleyerek olay örgüsünü gelişmiştir. Sovyet baskısı altındaki bozkır insanlarının yaşamlarındaki zorluklar ile genç ve yaşlı nesil arasındaki geleneklere bağlılıklarda görülen farklılıklar Gün Olur Asra Bedel konusu içerisinde temel noktaları oluşturur.

Gün Olur Asra Bedel Özeti

Bir önceki paragraflarda da ifade edildiği gibi, Kazangap’ın ölüm haberiyle başlayan ve Ana Beyit mezarlığına yolculuğu esnasında devam eden olaylar kitabın esasını oluşturur.

Gün Olur Asra Bedel özeti noktasında, olayların çıkış noktası olan Boranlı Köyü’nden başlamak gerekir. Can dostunun ölüm haberiyle sarsılan Yedigey, vakit kaybetmeden Kazangap’ın kızı ve oğluna haber göndererek defin işlemleri için onları Boranlı’ya davet eder. Bu esnada Yedigey’in dikkati çekecek ve romanın ilerleyen kısımlarında da bölüm bölüm oldukça ince nüanslarla üzerinde durulacak olan Sarı Özek Uzay İstasyonu’ndan fırlatılan roketler romanın akışını içerisine dahil edilir.

“Yazar, kitabın başında gerçekleşen bu olay ile insanların bencil davranışları arasında oldukça önemli ilişkiler kurarak, deyim yerindeyse okuyucuya ders niteliğinde satırlar kaleme alacaktır.”

Traktör ve yol kazma makinesi önde, Yedigey’in efsanevi devesi Boranlı Karanar ortada ve köpek arkada, Kazangap’ın defnedileceği Ana Beyit’e doğru yola çıkılır. Yolculuk öncesinde olduğu gibi yolculuk esnasında da Yedigey, köylerine gelen eski bir öğretmen Abutalip, eşi Zaripa ve onların çocuklarıyla ilgili olan anılarını hatırlar. Elbette Kazangap ile geçirdiği çileli demiryolu günleri de bu anıların içerisinde önemli bir yer tutar ve romanında temelini oluşturur.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Orhan Kemal-Cemile Kitap Özeti ve Konusu

Boranlı Yedigey’in yolculuğa katılan ve kendisinden yaşça genç olan karakter ile arasında geçen diyalog, Gün Olur Asra Bedel konusu noktasında geliştirici bir etkiye sahiptir ifadesi şüphesiz yanlış olmayacaktır. Yazar bu diyaloglar ile iki nesil arasındaki kültürel ve tarihsel bakış açı farklılıklarını ortaya koyar.

Aytmatov, Gün Olur Asra Bedel eserinde mankurtlaşma kavramını gündeme taşımıştır.
Nayman Ana’nın oğluna yalvardığı ve adını hatırlamasını istediği duygusal bölüm.

Burada Kazangap’ın defnedileceği destansı Ana Beyit mezarlığına değinmek konu bütünlüğü açısından gereklidir. Aytmatov’un “Gün Olur Asra Bedel” romanının tam manasıyla anlaşılabilmesi için Sovyet Rusya’nın uyguladığı baskı ve asimilasyon politikalarının az çok bilinmesi gerekir. Yazar, edebi ifadelerle bu politikayı öyle güzel sembolize etmiştir ki, okurların birçoğu Sovyet baskısı ile romandaki ince kesitler arasındaki ilişkiyi gözden kaçırmıştır.

Nayman Ana ve acımasız Juan Juanlar tarafından kaçırılarak türlü işkencelere maruz bırakılması neticesinde geçmişini, atasını unutan oğlu Jolaman arasındaki duygu yüklü durumdan bahsetmek gerekir. Savaş esnasında Juan Juanlara esir düşen Jolaman, yapılan işkencenin sonucu olarak benliğini kaybetmiş, yaşadığı yeri ve atasını hatırlamaz olmuştur. Oğlunun peşine düşen Nayman Ana ise onun bir “Mankurt” olduğunu gördüğünde, oğlunu bu durumdan kurtarmak için onunla konuşmayı denemiş ve efsanevi hala gelen şu sözleri yalvarırcasına oğluna söylemiştir;

“Adın ne senin? Kimin oğlusun? Anımsa adını! Senin baban Dönenbay! Dönenbay! Dönenbay!”

Nitekim, Kazangap’ın defni esnasında Yedigey’in, Kazangap’ın oğlu Sabitcan’a söyledikleri yazarın vermek istediği mesajın deyim yerindeyse bir haykırışı olacaktır.

Toparlanacak olursa; Gün Olur Asra Bedel konusu ve özeti itibariyle bakıldığında, Aytmatov’un tarzını büyük ölçüde yansıtan ve henüz okumayanların vakit kaybetmeden faydalanması gereken bir eserdir.

2 yorum

  1. Cengiz Aytmatov yine her zaman olduğu gibi bizlere harika bir kitap sunmuş. Sizin de bahsetmiş olduğunuz gibi bozkırdaki yaşamları ve vatandaşların genel sorunlarını çok güzel bir üslup ile dile getirmiş. Herkesin okumasını kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap 🤗📖

1 geri izleme / bildirim

  1. Toprak Ana Konusu ve Özeti | Kitap, Dizi ve Film Özetleri

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*