Orhan Kemal-Cemile Kitap Özeti ve Konusu

Türk Edebiyatı’nın en kuvvetli kalemlerinden biri olan Orhan Kemal’in kaleminden çıkan Cemile, ilk basımı 1958 yılında yapılan eski bir roman olmasına rağmen popülaritesi günümüze değin sürdürmüştür. Dolayısıyla Orhan Kemal Cemile ile birlikte okuyucunun gözündeki değerini bir kat daha arttırmıştır.

Cemile Romanı Hakkında

“Cemile romanının girişinden Orhan   Kemal’in eşine yazdığı not.”

“Orhan Kemal’in hemen hemen bütün kitapları toplumun hala kanayan yarası olan birçok durumu gözler önüne sererek günümüz okurlarına da hitap ettiğinden dolayı yazarın kitapları okurlar tarafından sahiplenilmiş, deyim yerindeyse baş tacı yapılmıştır.”

Orhan Kemal, Cemile romanının girişinde eşine yazdığı not ile ne kadar naif bir kişiliğe sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Cemile romanının içeriğiyle ilgili detay bilgi vermeden evvel belirtilmesi gereken; romanın, Avare Yıllar’da yer alan gelin karakterinin evlenmeden önceki yaşantısını anlattığı ve bu iki kitabın bir bütün olarak okunması gerektiğidir.

Cemile Romanının Konusu ve Özeti

Boşnak kızı Cemile ve çalıştığı fabrikada Katip olan Necati’nin türlü zorluklara karşı gelerek savundukları masumane aşklarını anlatan Cemile, 1934 yılında Adana’da geçer. Orhan Kemal, Cemile’de ön plana çıkarttığı Boşnak kızı ve Katip Necati’nin aşkına ek olarak arka planda, geçimini emeğiyle sağlayan işçilerin karşı karşıya kaldıkları geçim zorluklarını vurucu betimlemelerle anlatır.

Romanın ana karakteri olan ve küçük yaşlarda annesini kaybeden Cemile, Bosna dağlarının eski eşkiyalarından babası Malik ve ağabeyi Sadri ile birlikte Adana’ya yerlemiştir. Ağabeyi ve Cemile yöredeki dokuma fabrikasında çalışırken ihtiyar babaları Malik de ev işlerini üstlenir.

“Orhan Kemal’in, olayın gelişim aşamasında yer yer Malik’in eşkiyalık günlerindeki anılarına da yer vermesi şüphesiz romanı renklendirmiş ve okuyucu için dinlendirici bir alan olmuştur.”

Çukurova’nın zenginlerinden olan Çopur Halil’in arkadaşları aracılığıyla Cemile’ye evlenme teklif etmesi neticesinde olaylar başlar ve peşi sıra gelir. Cemile’nin gönlü ise fabrikanın Katip Necati’de olduğunda Çopur Halil’in teklifini hiç düşünmeden reddeder. Fakat, Çopur Halil işin peşini bırakmayacak ve romanın bitimine kadar Cemile ile Necatiye rahat vermeyeceketir.

Fabrikada Kazan Kaynıyor

Bu esnada çalıştıkları dokuma fabrikasında da birçok problem vardır. Fabrikanın ortaklarından olan ve hisselerin çoğunu elinde bulunduran Numan Rüştü Bey, İtalya bir Tekstil Mühendisi getirerek fabrikanın başına geçirmiştir. Düzenleri bozulan işçiler ise bu duruma tepki olarak makinelerin çalışma sistemlerini bozar ve ipliklerin sık sık kopmasını sağlar.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Gün Olur Asra Bedel Konusu ve Özeti

Fabrikanın diğer ortağı da İtalyan mühendisi istemediğinde işçiler ile gizlice işbirliği yapar ve fabrikada bir ayaklanma için uygun zemin hazırlanır. Çopur Halil ise adamı Camgöz Sadık ve onun yeğeneni vasıtasıyla Cemile’ye olan tekliflerini devam ettirmekte, hatta bir plan yaparak onu kaçırmayı tasarlamaktadır. Çopur Halil ve Camgöz Sadık’ın bir gece ansızın kaçırma planı işçilerin araya girmesiyle suya düşecek ve Çopur Halil bu duruma çok sinirlenecektir.

Mutlu Sona Doğru

Katip Necati de Çopur Halil’in planlarından habersiz babaannesiyle konuşmuş ve Cemile’yi babasından istemek için babaannesini ikna etmiştir. Necati’nin babaannesi her ne kadar torununun ısrarlarına dayanamasa da fakir ve köylü bir kız olan Cemile’yi gelin olarak ailesine sokmaz istemez.

 

“Kız isteme sahnesinden bir kesit.”

Necati’nin babaannesi Cemile’yi istemek için gecekonduların bulunduğu işçi mahallesine gider ve aradığı evi bulur. Cemile’yi babası Malik’den isteyen babaanne söz aldıktan sonra, torununun zoruyla geldiği fakir gecekondulardan hızlı adımlarla uzaklaşır.

Kız isteme merasiminden hemen sonra ise fabrikada ayaklanma olduğu haberiyle ortalık çalkalanır ve Cemile’nin abisi Sadri’nin fabrikada kısıldığı öğrenilir.

Malik, Boşnak dağlarında eşkiyalık yaptığı günlerdeki öfkeyle oğlunu kurtarmak için fabrika kapılarına dayanır ve tek oğlu Sadri’yi karışıklığın içerisinde çeker alır.

Numan Rüştü Bey’in ve jandarmanın bastırdığı karışıklıktan sonra Çopur Halil ve adamı Camgöz Sadık ortalardan kaybolur. Cemile ise Katip Necati’nin babannesinin isteği üzerine fabrikada çalışmayı bırakarak Katip ile evleneceği günü beklemeye koyulur.

Okuyucunun Gözünden Cemile

Olayların gelişim hızı diğer Orhan Kemal romanlarına kıyasla daha yavaş olsa da, 1930’lı yıllarda işçilerin karşı karşıya kaldığı geçim zorlukları açısından Orhan Kemal’in Cemile romanı okuyucuya önemli fikirler verir.

Bir okuyucu olarak beni en çok heyecanlandıran kısım; Çopur Halil ve Camgöz Sadık’ın Cemile’yi kaçırmaya çalıştığı an oldu. Kebapçıda yapılan kaçırma planı esnasındaki diyaloglar ve yağmurlu bir gecede uygulamaya konulan bu planı Orhan Kemal öyle güzel betimlemişti ki o esnada sanki bu olay gerçekleşecekmiş gibi Katip Necati ve Cemile’nin son bulması muhtemel aşkı için telaşlandım.

Okuyucuya heyecanı, hüznü aynı anda yaşatan ve geleceğe dair umut veren Cemile romanını hala okumadıysanız hiç düşünmeden okumalı ve Orhan Kemal’in ismini ölümsüzleştirme yolunda katkıda bulunmalısınız.

 

 

6 yorum

Kübra için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*